MJ sana, kazandırdığın yeni dans figürleri, yeni müzik tınıları için teşekkürler. İlk gençliğimin starlarından biriydin sende... kızım seni sadece resminle tanıyacak ve de müziğini dinleyebilecek... Benim beatlesla olan durumum gibi... Annemin anlattığı beatles fırtınası misali bende senin sansasyonlarını anlatırım artık... :)))
Cuma, Haziran 26, 2009
MJ sana, kazandırdığın yeni dans figürleri, yeni müzik tınıları için teşekkürler. İlk gençliğimin starlarından biriydin sende... kızım seni sadece resminle tanıyacak ve de müziğini dinleyebilecek... Benim beatlesla olan durumum gibi... Annemin anlattığı beatles fırtınası misali bende senin sansasyonlarını anlatırım artık... :)))
Pazartesi, Haziran 15, 2009
"Güzel anıları saklamanın en iyi yolu,onları yenileri ile tazelemektir.
Francis Bacon
Yeni bir yaş, buna başlamak için doğru zaman olabilir."
diye not düştü mailime.
Hatırlayayım dedim bende.
şu saate
5:11 PM
diye yazıverdi
bgm
0
kişi paylaştı
Özetle: hayat, kişisel notlar
Cuma, Haziran 12, 2009
16.Ay
Güzel kokulum, lüle saçlım,
Bugün itibari ile tam 16 ay oldu sana kavuşalı, koskoca 16 ay ilk çığlıktan beri, kısacık bir süre kocaman ömrümüzden geçti gitti ve bitti.
Bu kocaman ama kısacık sürede çok ama çok şeyler öğrendin ve de öğrendik. Artık bu satırlarda seni, ilerideki sana anlatmakta zorlanıyorum çünkü anlatmaktansa yaşamak daha iyi geliyor bize. Belki bencilce ama insanca bir duygu ile sadece yaşamak ve zihnimize kazımak istiyoruz biz bu zamanları.
Artık herşeyi ama herşeyi anlıyorsun sadece işe gelip gelmemesine göre hareket ediyorsun. Dilin epey çözüldü, her derdini anlatabiliyorsun kendince. Biz de şifre çözücüler olarak isteklerini anlayıp, sana destek oluyoruz.
Tam bir park kuşu oldun. Gecenin 11.00i olmuş, sabahın 8.00i olmuş senin için fark etmiyor. Topunu kolunun altına alıp, giriş kapısına da bir elini koyup, “Parka, parka” diyebiliyorsun. Neyse ki, aydeden yardımımıza yetişti. Artık aydede çıktı mı parka gidilmeyeceğini sanırım sana öğrettik ama gündüz vakitlerinde zorlanıyoruz. Sabah parkta uyanıp gece parkta uyusan epey mutlu olursun tahminimce. Parka gittik mi, kollarını sallaya sallaya koşmak, tramboline (hop hop) binmek, salıncakta (hı hı) sallanmak, kaydıraktan (kay kay) kaymak en büyük zevkin. Trambolinde zıplama başarın her geçen gün artıyor. Tahterevalliye biniyorsun her çocuk gibi.
Parkta yapmaktan en çok hoşlandığın şey, trambolin ve salıncak. Eğer yanındaki salıncak boş olursa deli oluyorsun. Kendince yandan geçenleri “gel gel” diye yanına çağrıyorsun. Salıncakta illa ki 2 kişi olacaksınız ve beraber sallanacaksınız. Parkta bir de “trenimiz” var, sürekli bindiğimiz. En zorlandığımız konu ise seni parktan çıkmaya ikna etmek. Eğer yerdeysen ve yürüyorsan, dönüp geri koşuyorsun genelde. :)
Sabah sütlerini de sever oldun son dönemde (gece sütü mü, sabah sütü mü emin değilim, uyanmama bağlı olarak 04.30 ile 05.30 arası bir zaman dilimini kapsıyor bu süt olayı). En son bu sabah, biberonun dibine vuruyordun kalan varsa içebilmek için. Çok almesin kızım.. gerçekten! Her gün ama her gün bizi şoke eden bir şeyler yapıyorsun, istinasız. Geçen gün de “küfte” diyerek babanı şok ettin; bu çocuk bu yaşta köfteyi de mi biliyor diye.
Bu aralar yaşına da taktın. Kaç yaşındasın diye sorunca elinle 1 yapıp, iki diyorsun. Şimdi yaşını büyütüyorsun, dilerim ileride de yaşını küçültmeye uğraşmazsın, onunla barışık olursun. (arada yaşına 4 falan dediğin de oluyor ama 4 pek inandırıcı olmuyor doğal olarak)
Yeni keşfettiğimiz bir durumda, seni arabanın tuttuğu, özellikle de aç olduğunda. Annen gibi sende hep tok dolaşacaksın demek ki...
Bir de en sevdiğimiz kelimen “Ma?!” yani “ben”. Bizimle beraber yapmak istediğin herhangi bir şeyde dahil olmak için hemen ağlamaklı bir suratla “ma?!” diyorsun yani “ya ben?!”. Çok çimçimiksin çok...
Reflün konusunda da artık iyice tereddüt içindeyim. Evet, miden hassas ve kusmaya meğilli bir çocuksun ama reflün var mı, emin değilim. Kesin olan tespitlerimden biri ne zaman ki diş çıkarmanın en sancılı dönemindesin, kusma olayımız artıyor (geçen seneki yoğun dönemde ilk 4 dişinin çıkma zamanlarına denk geliyor). Ne zaman ki, diş olayında rahtlıyorsun bu işte bitiyor. Gerçi arada kendi kendini de kusturmuyor değilsin, bu işi öğrendiğin için arada bizi kullanıyorsun, özellikle de yemeği çok sevmediysen ya da yemekten sıkıldıysan.
Bir de anne yapışkanlığı belirdi sende. Yatıyorsun anne, kalkıyorsun anne. Baban çok bozuluyor bu işe bilesin :), gerçi babana da “babam” diye sesleniyorsun da, gönlünü alıyorsun.
16.ay bitimi için bu kadar olsun yazacaklarım şimdilik.
İmza,
seni çok ama çok seven annen...
şu saate
4:43 PM
diye yazıverdi
bgm
0
kişi paylaştı
Özetle: aylık mektup, gülde ışık, güzel anlar, hayat, kişisel notlar, mutluluk
Bookcrossing
Okuduğun kitabı bilmediğin biri ile paylaşma işi kısaca. Kitabı alıyorsun, okuyorsun, bitince de bittiği noktada bırakıp, gidiyorsun. Senden sonra da bulan kişi alıp, okuyor ve bittiği yerde O'da başkasına bırakıyor. Eğer bir kitabı dolaşıma sokmadan önce sitede tanımlayıp, kitap için ID numarası alırsanız, ve de okuyanlar bu ID üzerinden nerelerde okunduğunu paylaşırsa kitabı takip etme şansınız da oluyor.
Sitenin çok da güzel sloganları var. “books gone wild – kitaplar çıldırdı” - “one man's book shelf other's library – birinin kitap rafı diğerinin kitaplığı” gibi.
Logo da süper: koşan kitap!
Daha detaylı bilgi için: http://www.bookcrossing.com/
Bizim ülkemizde de keşke olsa böyle şeyler diyorum, sonra da konunun burada nasıl sulanabileceği aklıma takılıyor; bkz. Umumi tuvalet kapılarının arkasındaki paylaşımlar.
Not: Belki başarının sırrı olumsuzluğu değil, bu işi başarınca nelerin olabilceğini hayal etmekte saklı. Topluma yararlı insan olmanın ilk koşulu belki de bu: “İyiye inanmak!” Ben de hafta sonu bir kitap bırakacağım, ya siz? Bu sayede belki bizim toplumumuzda okuyan toplum olma yolunda yavaş adımlarla da olsa ilerler.
şu saate
3:43 PM
diye yazıverdi
bgm
0
kişi paylaştı
Özetle: hayat, kişisel notlar
NTV web sayfasında buldum haberi;
"Cep telefonlarına ''Değerli abonemiz merkezin başlatmış olduğu cep çekilişi kampanyası sonucu hattınız para ödülü kazanmıştır. Bilgi işlem için arayın'' yazılı mesaj gönderen dolandırıcılar, aranmaları durumunda, ''Çekiliş sonucu 5 bin TL para kazandınız. Bize 500 kontör göndermeniz durumunda vereceğiniz hesaba yarın sabah paranız yatmış olacak'' diyerek kontör istiyor."
Haberin tamamı için;
http://www.ntvmsnbc.com/id/24967466/
şu saate
1:21 PM
diye yazıverdi
bgm
0
kişi paylaştı
Özetle: hayat
Çarşamba, Haziran 10, 2009
Ben şimdi şimdi anlıyorum bazı şeylerin değerli mi değersiz mi olduğunu benim için. Mesela TV, dizi izlemek çok önemli değilmiş benim için. İzlemediğim için bir eksiklik duymak bir yana, izlemek için vakit olduğunda aklıma bile gelmiyorlar. Ama gönlümce dolaşmak, rahatça uyumak, plansız programsız yaşamak, ertesi gün nasıl uyanırım diye düşünmeden gece geç saate kadar oturmak! İşte özlediklerim bunlar benim. Aslen hayatın dayattıklarını değil de, hayatın ta kendisini özlüyorum çoğu zaman. Her ne kadar çoğu insana göre kat be kat şanslı olsam da, gene burcum gereği koşulsuz özgürlük istiyorum ben. Evet biliyorum çok şey istiyorum.. :)
şu saate
2:51 PM
diye yazıverdi
bgm
0
kişi paylaştı
Özetle: hayat, kişisel notlar

