Minik Kuzucuk,
2008in başlarında aramıza katıldın. Yakında 2008 yılını tamamlayacağız. Beraber geçirdiğimiz süre 1 yıl olmadıysa da geri sayım başladı da denebilir, en azından heyecanlı annen için...
Bugünlerde; tam olarak bize maymunluk yaparak bizi mutlu ediyorsun. en küçük bir kapı gıcırtısı duysan oynamaya başlıyorsun ki, ben bunu müzk kulağının iyi olduğu yönünde değerlendirerek avunuyorum şu aralar. Dilerim köçek falan olmazsın ileride. :))
Gün be gün kelime haznende gelişiyor. Şu aralar, "gel", "baba", "dede", "atta", "abla" en anlaşılır olarak söyediğin kelimeler. Bu kelimelerle beraber "mama" kelimesini hem yemek hem de su için kullanıyorsun. Uykun geldiğinde iki yana sallanarak "eee" diyorsun. Gülde Işık beğendin mi diye sorduğumuz herşeye (ki ben bunu yemekler için öğretmiştim sana) gene 2 yana sallanarak "hmm hmm" diye cevaplıyorsun, kurulu sofra gördüğün zaman bir şey sormaya gerek kalmaksızın beğenini belirtiyorsun. Sofraya bizimle oturmak ve sofradan birşeyler yemek ise en sevdiğim şey. Olur da seni dahil etmez isek, sofraya gelene kadar ya bağırıyorsun ya da ağlıyorsun.
İsteklerini çok güzel anlatabiliyorsun. Bu arada sol ayakla da çok güzel top oynuyorsun. Arada çenen çok ciddi olarak düşüyor ve konuşuyorsun da konuşuyorsun... Fakat biz seni anlayamıyoruz.. :((
Şaşırdığın, hoşuna giden, ilgini çeken herşeye de inanılmaz güzel bir vurgu ile "Aaa" diyorsun. Bunu nasıl öğrendiğini henüz keşfedemedik.
Kuş, karga, tren ve arabayı çok net biliyorsun. Sana burnumuzu, dişimizi, göz ve saçımızı sorduğumuzda rahatlıkla gösterebiliyorsun. El salla ve hoşçakal dediğimizde el sallıyorsun, tel sarar ya da deli deli küpeliyi söyleyince de aynı anda ellerini deli deli yapıyorsun hem de sağa sola sallanıyorsun... Yemeklerin bitince hep beraber alkış yapıyoruz. Gerçi sen sevinince de alkış yapıyorsun çoğu zaman. Bitti dendiğinde iki elini biribirine vurup bitti işareti yapıyorsun kendince.
Gene tam olarak nasıl öğrendiğini keşfedemediğimiz ama R. hanımdan süphelendiğimiz "bir bir anlatacağım" da yapıyorsun bize. Gazete okuma taklinde var ki, dilerim bu durum ileri de taklit olmaktan çıkar ve seni iyi bir okuyucu yapar.
Bebeklerini de gayet net olarak tanıyorsun. Şu aralar peluşlardan en favorin kuzu. Bir de Pinonun aldığı piyanoya bayılıyorsun. Çoğu zman piyanist şantör edası ile hem çalıyorsun, hem de 2 yana sallanamak sureti ile dansedip şarkı söylüyorsun. Teyzenin piyanosunu da parmaklarından çok avuçlarınla çalmayı başarıyorsun. :))
1 aya kadar da desteksiz yürüme işini tamamı ile çözeceğin inancındayız. Her ne kadar şu anda desteksiz olarak kendi başına 4-5 adım atabiliyorsan da, tam anlamı ile sanırım kendini hazır hissetmiyorsun bu duruma. Bizim için sorun yok, bekleriz biz...
Şimdilik yazacaklarım bu kadar olsun minik kuzucuk.. Umarım sana ileride okuyabileceğin, çocukluğunla ilgili daha çok şey ve daha detaylı yazılar yazabilirim... :))
2008in başlarında aramıza katıldın. Yakında 2008 yılını tamamlayacağız. Beraber geçirdiğimiz süre 1 yıl olmadıysa da geri sayım başladı da denebilir, en azından heyecanlı annen için...
Bugünlerde; tam olarak bize maymunluk yaparak bizi mutlu ediyorsun. en küçük bir kapı gıcırtısı duysan oynamaya başlıyorsun ki, ben bunu müzk kulağının iyi olduğu yönünde değerlendirerek avunuyorum şu aralar. Dilerim köçek falan olmazsın ileride. :))
Gün be gün kelime haznende gelişiyor. Şu aralar, "gel", "baba", "dede", "atta", "abla" en anlaşılır olarak söyediğin kelimeler. Bu kelimelerle beraber "mama" kelimesini hem yemek hem de su için kullanıyorsun. Uykun geldiğinde iki yana sallanarak "eee" diyorsun. Gülde Işık beğendin mi diye sorduğumuz herşeye (ki ben bunu yemekler için öğretmiştim sana) gene 2 yana sallanarak "hmm hmm" diye cevaplıyorsun, kurulu sofra gördüğün zaman bir şey sormaya gerek kalmaksızın beğenini belirtiyorsun. Sofraya bizimle oturmak ve sofradan birşeyler yemek ise en sevdiğim şey. Olur da seni dahil etmez isek, sofraya gelene kadar ya bağırıyorsun ya da ağlıyorsun.
İsteklerini çok güzel anlatabiliyorsun. Bu arada sol ayakla da çok güzel top oynuyorsun. Arada çenen çok ciddi olarak düşüyor ve konuşuyorsun da konuşuyorsun... Fakat biz seni anlayamıyoruz.. :((
Şaşırdığın, hoşuna giden, ilgini çeken herşeye de inanılmaz güzel bir vurgu ile "Aaa" diyorsun. Bunu nasıl öğrendiğini henüz keşfedemedik.
Kuş, karga, tren ve arabayı çok net biliyorsun. Sana burnumuzu, dişimizi, göz ve saçımızı sorduğumuzda rahatlıkla gösterebiliyorsun. El salla ve hoşçakal dediğimizde el sallıyorsun, tel sarar ya da deli deli küpeliyi söyleyince de aynı anda ellerini deli deli yapıyorsun hem de sağa sola sallanıyorsun... Yemeklerin bitince hep beraber alkış yapıyoruz. Gerçi sen sevinince de alkış yapıyorsun çoğu zaman. Bitti dendiğinde iki elini biribirine vurup bitti işareti yapıyorsun kendince.
Gene tam olarak nasıl öğrendiğini keşfedemediğimiz ama R. hanımdan süphelendiğimiz "bir bir anlatacağım" da yapıyorsun bize. Gazete okuma taklinde var ki, dilerim bu durum ileri de taklit olmaktan çıkar ve seni iyi bir okuyucu yapar.
Bebeklerini de gayet net olarak tanıyorsun. Şu aralar peluşlardan en favorin kuzu. Bir de Pinonun aldığı piyanoya bayılıyorsun. Çoğu zman piyanist şantör edası ile hem çalıyorsun, hem de 2 yana sallanamak sureti ile dansedip şarkı söylüyorsun. Teyzenin piyanosunu da parmaklarından çok avuçlarınla çalmayı başarıyorsun. :))
1 aya kadar da desteksiz yürüme işini tamamı ile çözeceğin inancındayız. Her ne kadar şu anda desteksiz olarak kendi başına 4-5 adım atabiliyorsan da, tam anlamı ile sanırım kendini hazır hissetmiyorsun bu duruma. Bizim için sorun yok, bekleriz biz...
Şimdilik yazacaklarım bu kadar olsun minik kuzucuk.. Umarım sana ileride okuyabileceğin, çocukluğunla ilgili daha çok şey ve daha detaylı yazılar yazabilirim... :))

