Perşembe, Haziran 04, 2009

Ne orada ne de buradayım...
Açık denizde ilerleyen gemiler gibiyim.
Önümde pusula, ve sonsuza akan deniz misali hayat.
Pusulamın kuzeyi, hayatın getirdikleri ve götürdükleri.
Ulaşılacak nokta; henüz ben de bilmiyorum.. Sadece gidiyorum.

Amacım mutluluk değil, çünkü okuduğum bir yazıda hedefi mutluluk olanlar asla mutlu olamazlar diyordu. Çünkü mutluluk hedeflenecek bir şey değil, amaç olmalı.
Ne olursa olsun, mutlu olmak için bir yol bulunmalı. Bir yerden, mini minicik bir parça da olsa mutluluk, çekip çıkarmalı ve kocaman yapmalı mutluluğu...

Ha neden bu kadar mutluluk ile ilgili satır mı yazdım. Çekip çıkarcak gücüm kalmadığını sandığım için şu aralar. Aslında bu gücün halen daha var olduğunu hatırlayayım diye...

Bu mut-suzluk durumunda ne gelmeyen kapı pervazlarım ne de kapısız mutfağım sebep. Ne yorgunluğum ne de uykusuzluğum. Sanırım tatil özlemi bunun sebebi. Çağıran mavi deniz sesi...
Yazın tınısı, hafif keteni, yumuşak meltemi. Serin suyu, tatlı öğlen uykusu. Ferah yosun kokusu, akşamüstü sürülen limoni parfümün uçuş uçuşluğu, gölgenin serinliği, limonatanın ferahlığı, batan güneşin yanık tendeki acısı... Dalga sesi, çırçır böceğin deli çığlığı.. sizi özledim.. hem de çok...

Bir de koşmadan ve koşturmadan yaşamayı günü...

2 kişi paylaştı:

hayal dedi ki...

Kapı mapı pervaz.... Zaman geçince üzerinden hepsi komik birer hikaye oluyor bunu anladım ben.
Asıl olan sağlık :)
Bir de tatil :)))
Havaların hiiiç düzelmemesi kentimizin ışıksızlığı güneşsizliği ve tatilsizlik bence hepimizi böööyle mutsuz denizlerde yelken açtıran ne dersin?

bgm dedi ki...

cok cok haklısın derim hayal...