Canım : sıkılıyor
neden: bilinmiyor..
çıksam işten çıkabilcelek durumdayım ama ayağa kalkmaya, gitmeye üşenir bir moddayım.
Gün içinde nasıl bu hale geliyorum hiç bilmiyorum. Belli bir saatten sonra herşeye üşenir oluyorum. Geçer mi acaba bu durum?
Dün hele bir takıldım ki, sinirlerim bozulup ağladım yaşla... galiba abhar bu sene fena çarptı beni...
Bir de nedense, hep yapmam gereken 1 milyon iş varmış ve hepte yapmaya engelim varmış gibi hissediyorum. Her zaman herşeye bahanem de var.. yoksa da işleri sallana sallana yapmaktan vakitsizlik yaratıyorum kendi kendime...
Etrafıma bakınca da ben hariç herkes gayet mutlu mesut yaşıyor gibi bir havada.. bu daha da sinirlerini bozuyor. Acaba “5 çayı saati” mi bana iyi gelmiyor. 5te çay keyfi falan yaptığımdan da değil ama...
ya da işte çalış, evin sorumluluklarını yüklen (ya da yüklenmiş gibi hisset)
Bilmiyorum.
Bilemiyorum.
Çözemiyorum!
Yorgunum belki de ama dinlenesim yok... 3 hafta sonra tatile gidiyorum hiç heyecan yok!
Ayarım kaçtı..
Kredi kartım kayıp, telaş yok..
Ağlayasım var, göz yaşım yok!
Garip bir hal benim ki! Nedendir bilinmez, bilen de bulunmaz...
Diğer çocuklulara bakıyorum, hayatlarını çocuk yetiştirmeye adamışlar... Ben de adanmışlık da yok... Hatta fazlası ile adanmışlık bana sıkıcı, itici ve anlamsız geliyor.
Kıskançlık mı? Belki...
Yapabilir miyim? Sanmıyorum.
Bünyem izin vermez,
bünye izin verse,
Ruhum izin vermez,
ruhum izin verse,
burcum izin vermez,
burcum izin verse,
başka bir şey izin vermez...
Biliyorum aslında, en çok eski “özgürlüğümü” özlüyorum ben...
“İkizler”im ben, hava grubu.. duramam bir yerde öyle sıkış tıkış...
Bana hareket özgürlüğü gerek...
“Dans” etmeyi, dans ettiğim günleri özlüyorum... hem de çok...
Var işte bir sürü içimde özlemlerim... Beni bu özlemlerim böyle yapıyor... Ve şu an için sadece tatlı bir anı olarak çok ama çok uzakta ve geride kaldılar diye düşünüyorum ki... Bu beni daha da üzüyor, boğuyor...
Cuma, Nisan 02, 2010
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


0 kişi paylaştı:
Yorum Gönder